Hoşçakal
Hoşçakallarımız.. “Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya, şahlanıp gitmek içimde var, hoşçakal.” diyor şebnem ferah şarkısında. Hoşçakal.. Biraz buruk, biraz iyi temenni, biraz sınırını çizmek, biraz bittilikler, biraz bittiden başlangıç doğar denilmelikler, biraz kudret, biraz gurur, biraz isyansızlık geçmişe, biraz isyan şimdiye, biraz güzellik geleceğe, biraz acıyan kalbini karakteriyle/zihniyle bastırmak, biraz arkasından gelecek gözyaşları, biraz yalnızlığının kalkanı, biraz kalbini arka plana atmak ve fazlaca dik bir duruş.. ama bu dik duruşun arkasında neden beni hoşçakal deme durumuna getirdinin çığlığı ya da neden hoşçakallık yaptının kahrı.. O yüzden mi şahlanıyor, bilmiyorum.. Bitirişler bir taraftan insanın kendi kalbini kıyım kıyım ezmesini sağlarken bir taraftan nasıl, büyük kanatlarla dolar insanı.. O kanatlar ne anlam ifade eder insana.. Nasıl, dünyaya gökyüzünden bakmasını sağlar.. Özgürlük nedir.. Nasıl, yalnızlığı onun kanatlarının çırpılmışlığına dönüşür.. Cesaret nedir.. Nasıl , ölümsüzlük onu sonsuz ufuklara taşır.. Peki ya mutluluk.. Mutluluk nedir? Mutluluk bir yanılsama mıdır.. Ötelerde çözünen bir yanılsama.. Öyleyse özde ne vardır:”Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur.”(Rad süresi 28)
Yorumlar